Mühlet


            Elimde eski ölülerden kalma bir mühlet
            Ve çıldırmışçasına yaprak veren
            Ve sadece yaprak veren incir
                       
            Sanma tanıdık şikâyetlerden nadide parçalar topladım sana
            Niçin titriyor ellerim o halde tutmadan çöz
            Ama tut, akıp giderse gözlerimden
            Seni helal kılsın diye bandığım tuz
           
            Sensin defalarca üstümde kuruyan düş
            Ve ben son mucizemi bir dilenciye gösterdim
            Can acılarından hazırladığım dürüstlükler kaldı sana
            Şimdi her cildinde bir parmak toz
           
            Dargınlığımı altın çağda kanun bilecekler
            Budur kaçış faslından payıma düşen söz

            Küf tutmuşsa yağmura cinayet yakışır
            Bir şimşek aydınlığına emanet ettiğim yüz

Humma

"Umut'a..."

Bırak ölüleri saymayı da şu çorbanı kaşıkla

Hep peşin ıslandın henüz ortada tek tekecik bulut yokken
Sonra çıkarıp fırlatmış mı altınlarını kaynanasının suratına
Sırtındaki kambur izi sen git kılıç yarası de
Yetmedi kurnasına tüne ot bürümüş çeşmelerin
Yüzünü görmeyi um
Umdun da iyi halt ettin iç şunu sıcakken

Uyutun beni demişsin anneciğine doğru mu?
Katliamdan kaçmış
Sakağı bir kısrakmışsın da sanki
Ateşler içinde yıkılmışsın evceğizine
Mazot ve buz kokuyormuş ceketin
Anlat
Hangi duvar yumrukladı ellerini

Çocukluk arkadaşlarını sayıklamışsın dört dua ile karışık
Bak sakladığın başka sevda varsa söyle
Uç vermiş sol memenden bir köpek dişi söylediler
Boncuklar çıkmış cebinden hepsi kara
Ucu bıçakla açılmış bir kurşun kalem
Yanlış adrese gitmiş veda mektubu
Kırık bir sigara

Kahretmiş kaderinin serlevhası o esmer de kör
Kaç çobanın canını aldı kıskıvrak o rüzgâr da

Suzidil




Bir ağustos gecesi

Bir serseri kelebek penceremden dalar da

Bir lokma heyecanı ömrüme katık ederim.

Ter ü taze yılgınlıklar

Alıştığım kokusu yelken yangınlarının

Korkarım sonunda beni

Bu paslı salıncak sesi çıldırtır.



Kim arar otağı

Teninde bir cephe aç derim.

Şekerparemin kavruk fındığı

Bozuk parayla cin çağıran bir çocuktum ben

Bakma sen şimdi şimdi dökülür

Günlüğümden kucağına çıtkırıldım güller

Öpülmemiş bir alın denli aç derim.