Çarpık


Hayli zaman oldu bir otosansür halindeyim
Bir antropoloğum mahşerde kayıt cihazım arızalı
Serin uyuşmazlıklar söz konusu ve sabırlar yırtık
Son bir sınanış dilerim ki hayat aradan çıkmalı

Sağlığında yayımlanmamış şiirleriyim herkesin
Eksikleri tazelik diye sunulmakla yazgılı
Evhamla diri, gurursuzca hür, umudu peşin
Bitirmek için yazılmıştım güya meraksız bir aşkı

Bulutların şantajıyla büyüyen bir sahrayım demek
Bana düşer bürokratların göremediği gözyaşı
Düşer ve anlarım güzele bakmak ne demek
Kör değil lakin beni çapkın bilen devlet şaşı

Bir zaman dilencisiyim hicabı hasretle hadım
Sadaka değil tuzaktır avuçlarımda armağan
Geçti mevsimler birbirine öldüm de inanmadım
Ömrüm bir itiraz şimdi ölülerden süt sağan

Cilve

Sanma şahit yazarlar
Şu zıvanadan çıkan her ne ise ona
Buz sarkıtlarına tutunmuş çocuklar mıydı?
Telaş telaş kaçırdık gözlerimizi
Kim bilir kimdi girişen o en uzun intihara
Vitrinleri tavaf ederken yorgun düşen kim
Sanma şahit yazarlar
Orada değildik bile, doksanları anıyor
Ve konut kredisi arıyorduk düşük faizli
Bulutların, yağmurların niyetini okuyorduk
Ve açıköğretim adalet yanı sıra
Sanma şahit yazarlar
İhanet içindeyiz sonsuzluğa.

Sonsuzluğa ihanet içindeyiz ve fakat
Sen evlenebilirsin hala, gecikmiş bir hatayı
Yerine getirir gibi, günler evvel kurumuş
Nevresimleri ipten alır gibi nihayet
İpten almak mafya avukatlarına yakışsa da
Uzatmayalım, uzatma, evlenebilirsin gayet
Fırınlar çalışıyor bankalar açık
Neden gözyaşında sönmüş olmasın bir izmarit?
Şaşırmam hiç, gücenmem de
Hem ne diye gücenecekmişim, gücenmek de ne
Ruh aşındıran o teganniden ben değil miyim bîzâr
Baksana eski şairler gibi konuştum yine.

Humma

"Umut'a..."

Bırak ölüleri saymayı da şu çorbanı kaşıkla

Hep peşin ıslandın henüz ortada tek tekecik bulut yokken
Sonra çıkarıp fırlatmış mı altınlarını kaynanasının suratına
Sırtındaki kambur izi sen git kılıç yarası de
Yetmedi kurnasına tüne ot bürümüş çeşmelerin
Yüzünü görmeyi um
Umdun da iyi halt ettin iç şunu sıcakken

Uyutun beni demişsin anneciğine doğru mu?
Katliamdan kaçmış
Sakağı bir kısrakmışsın da sanki
Ateşler içinde yıkılmışsın evceğizine
Mazot ve buz kokuyormuş ceketin
Anlat
Hangi duvar yumrukladı ellerini

Çocukluk arkadaşlarını sayıklamışsın dört dua ile karışık
Bak sakladığın başka sevda varsa söyle
Uç vermiş sol memenden bir köpek dişi söylediler
Boncuklar çıkmış cebinden hepsi kara
Ucu bıçakla açılmış bir kurşun kalem
Yanlış adrese gitmiş veda mektubu
Kırık bir sigara

Kahretmiş kaderinin serlevhası o esmer de kör
Kaç çobanın canını aldı kıskıvrak o rüzgâr da

Mahzun Hayaletler İçin Kaygı Dersleri 4: Kıyameti Geciktirmek



Akşam oldu hüzünlendin sen yine
Ölsen de yine gam yemelerin
İstikrar sana ah u zar u enin
Bir ejderha sormadı ki karşına çıkıp
Noktaları birleştirmekle ne halt ettiğin
Zaten ne arar bu sakil şatoda ejderha
Sen vazoları deviresin, kapıları vurasın
Gece yarısı korkutasın diye kiracıyı
Ey mahzun yüzüne ceberrrut kaşlar çizilmiş hortlak
Varsa ruhun kavuşacak huzuru burası
Şehrin insanı anlamayacak dendi sana
Motordan anlayana bilvesile hüzün yakıştı
Hasrete salya

Yatak odalarında çocuklar seni konuşurlardı gece
Korku fısıltı ürperti merak ve hatta cazibe
Öyle konuşurlardı ki adeta olurdun
Bir adeta bahşedildi sana kadar
Göze alabildiğin fotoğraflarda görünmeyi
Masrafın çok olurdu batsan göz çıplak
Cesur bilirdin kendini diriyi korkutsan
Varsa birleştir şuuruna tramplen
Saydılar seni arasına iki nokta
Adeta ve hatta

Füsunkâr şarkılarında gına makamı
Gene öldüğüne inanmıyorsun
Usandı komşular efeliğinden
Düellocular çekip gittiler
Mezar taşın dile geldi
Öldüğüne inanmadın
İnanmadın öldüğüne
Geciktirdin kıyameti
Kıyameti geciktirdin
Breh breh
Alacaklı asker

Mahzun Hayaletler İçin Kaygı Dersleri 2: Durağı Kaçırmak



Sende bu dalgınlık var iken küçük bey
Uyuklamana lüzum yok durağı kaçırırsın
Sen değil misin erguvan, lale, gülden
Bilumum çiçek lafından istikrah eden
Varsa senin çiçeklere bakışın vardır
O senin bakışın ki kör numarası yapan
Dilencilerin gözlerini oydu bunca zaman
Sonradan söyledin ne söyledinse
Kalbin pompaladığı kandan fazlası
Tarihi, yani hayırsız oğlu gurbetin
Hangi aşüftenin koynunda imiş söyledin

Baba parası yiyen ablak yüzleri, küçük bey
Hatıralar sütten kesilinceye dek andın
Bu yüzden hep bu yüzden hep bu yüzden
Son durakta inecek olmanın rahatlığına
Adres sorulan kuş gibi yad kaldın
Ne karşılayacak bir tanışın vardı durakta
Ne yakanda durmayı beceren bir karanfil
Seni mi durduracaktı hangi gök ne hakla
Çağırdın kör şahanı çağırır gibi: Ey dil!

İzini gerisin sürmüş de yok geriye dönen
Sencileyin değil en dertlisi yolu şaşırırsın
Eh küçük bey sende bu dalgınlık var iken
İbresiz pusulanı at cebe durağı kaçırırsın

Mahzun Hayaletler İçin Kaygı Dersleri 1: Cinayeti Üstlenmek


İşte emaneti uzatıyor patron
Bakışları cesette
Sıcak namludan tutarak, kabzasını uzatıyor
Al bir mermi de sen sık, acemi şahbaz
Bugüne kadar hep havaya sıktın al işte fırsat
Ete sıkmanın tadını al             
İçeride sana bakarım merak etme
Sen cesede bak, nasıl da geberik
Nasıl da emanet duruyor elbiseleri üzerinde
Tabancayı uzatıyor patron, yüzüne bakmadan
Bakışları hala cesette
Üstlen diyor
Cinayeti üstlen, borcunu öde.

Nedenmişşş
Ne diye üstlenecekmişim cinayeti?
Bana mı sordunuz herifin ağzına ateş edip
Önce dudağını, sonra dişlerini, sonra gırtlağını ve nihayet
Omurilik soğanını doğru bir açıyla delik deşik parça pinçik
Ederken, diye parlayıvermesin mi?
Bak hele bizim bitirime
Bu değil mi lan daha dün yetimhaneden aldığımız
Nice haşlak sulardan kıllı kucaklardan
Sustalı bıçaklardan aldığımız
Pandiklerden sakındırıp
Vaftiz ettiğimiz bu çocuk değil mi?
Âlemi bizden görmedi mi?
Hangi cüretle şimdi
Öldürdüğümüzü soruyor kimi?
Şşş
Daha dün kerhanede sen değil misin ulan
Sayemizde olan
Millî

Bırak şimdi uzun havayı bu yâlellî
Soruma cevap ver: cinayete kurban giden kimdi?
Kurban nasıl giderdi? Cinayet nedir? Açıklayınız.
Sonra ayaklarını yaş çimento dolu yağ tenekelerine sokup
Avukatın yerini göster bana denize attığınız
Birebir uygulamalı tatbikatlı alarmlı göster
İnsan-ı kâmil yolundaki sabır mabır geç bunları
Bana geniş yapma
Sen dahi ortaksın bu suça
Tanrının oğlu kadar olmasa da ortaksın
Ortadasın, ortalıktasın bu mıntıkada
Aldığın bir tek nefes dahi varsa

Bunun üzerine başını
Patron kaldırıyor, cesedi rahatlatır gibi
Yüzüme bakıyor ve o da ne
Gülüyor, evet gülüyor
Oysa bu aşk ne güzel başlamıştı
Ne de güzel inanmıştım
O karının yüzüne kezzap atarsam
Hasedim eriyip gidecekti
Patron gülüyor
Gülüyor yüzümde ikirciği
Ezmeye çalışırken verdiğim savaşıma
Dudaklarımı büzüşüme gözlerimi kısışıma
Yeter be
Alıyorum tabancayı elime
Alıyorum öyleyse varım

Sonradan dank ediyor
Sonradan ediyorsa danktır
Denken ist danken
Troleybüs drezin manivela
Bu numaraları kimden öğrendin
Savcıya ifade ver, ha şöyle gel yola
İfade et duygularını en sade bir dille
Sehl-i mümteni olsun maksadın
Kast et taammüden cinayete
De ki ben öldürdüm borcu vardı
Kumar oynamıştı sahte çekle
Racon icabı öldürdüm
Celladımı tek gülücükle
Su testisi kırıldı
Alegori darıldı
Bilmem, birçok sayfasını atlayarak bitirdiğin kitabın
Başından başlasan artık borsa düşer mi
Âhın ki zaten pek azı işitildi
Bu kıymıklı tantanadan
Olsun, üstlendin artık cinayeti
Tek kuruş faiz yemeyeceğim diye şimdi
Yemin edebilirsin, en azından